AB’den TikTok’a Epstein belgeleri soruşturması talebi

Elbette, Avrupa Parlamentosu’nun TikTok’u incelemesine dair bu içeriği, tüm kurallara uygun şekilde, doğal ve insansı bir dille yeniden yazıyorum:
Avrupa Parlamentosu, dünya genelinde büyük bir etkiye sahip olan sosyal medya platformu TikTok’u dikkatle inceliyor. Tam 32 Avrupa milletvekili, bu platform hakkında kapsamlı bir soruşturma başlatılması talebinde bulundu. Milletvekillerinin dile getirdiği ciddi iddialara göre, TikTok, özellikle “Epstein belgeleri” ve “ICE şiddeti” gibi hassas anahtar kelimeler içeren video içeriklerinin yüklenmesi ve dağıtılmasında belirgin sorunlar yaratıyor.
Avrupa Parlamentosu’ndan gelen bu talep, özellikle siyasi hassasiyet taşıyan konularla ilgili içeriklerin TikTok tarafından kısıtlandığı veya tamamen engellendiği yönündeki şüpheler üzerine yoğunlaşıyor. Milletvekilleri, platformun ifade özgürlüğüne müdahale ettiğini öne sürerek bir an önce soruşturma açılmasını istedi. Sansüre uğradığı iddia edilen bu konuların başında ise, ABD Adalet Bakanlığı tarafından kamuoyuna açıklanan ve yüksek profilli isimlerin karıştığı cinsel istismar ağına dair detayları içeren Epstein belgeleri geliyor.
Milletvekillerinin belirttiğine göre, kullanıcılar “Epstein belgeleri”, ABD’nin Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Birimi’ni ifade eden “ICE” ve ABD eyaletlerinden “Minnesota” gibi kelimeleri barındıran içerikleri yüklerken çeşitli zorluklar yaşıyorlar. Bu zorluklar; videoların yüklenememesi, içeriklerin erişiminin önemli ölçüde kısıtlanması ve beklenmedik derecede düşük izlenme sayıları olarak kendini gösteriyor. Bu gelişmeler üzerine milletvekilleri, Avrupa Komisyonu’ndan, TikTok’un sivil tartışma ortamı ve ifade özgürlüğü açısından “sistematik bir risk” oluşturup oluşturmadığını belirlemesini talep etti. Komisyon, Avrupa Birliği’nin platform kurallarının uygulanmasından sorumlu en yetkili kurum olma özelliğini taşıyor.
Söz konusu soruşturma talebi, ağırlıklı olarak Yeşiller Partisi’nden gelen milletvekilleri tarafından, Sol ve Sosyalistler & Demokratlar gruplarına mensup üyelerin de katılımıyla sunuldu. İmza atan bazı parlamenterler, Berlin ve Brüksel’deki kullanıcıların da benzer türde aksaklıklarla karşılaştığını şahsen gözlemlediklerini dile getirdiler. Bu durum, iddiaların sadece belirli bir coğrafya ile sınırlı olmadığını, Avrupa genelinde yaşanabilecek bir soruna işaret ettiğini gösteriyor.
TikTok ise bu iddialara karşı kendini savunarak, yaşanan sorunların teknik arızalardan kaynaklandığını öne sürdü. Platformun bir sözcüsü yaptığı açıklamada, “Epstein” isminin doğrudan mesajlarda paylaşılmasına yönelik herhangi bir kısıtlamanın bulunmadığını belirtti. Ayrıca, aksaklıkların, platformun güvenlik sistemindeki bir hatadan kaynaklandığını, bu sistemin “bazı durumlarda yanlış tepkiler verdiğini” ifade etti. Bu açıklama, TikTok’un iddiaları sansürden ziyade sistemik bir hata olarak yorumladığını ortaya koyuyor.
Bu özel incelemenin yanı sıra TikTok, halihazırda Avrupa Birliği’nin Dijital Hizmetler Yasası (DSA) kapsamında zaten mercek altında bulunuyor. DSA, büyük çevrimiçi platformların sistemik riskleri etkin bir şekilde yönetmesini ve şeffaflık sağlamasını zorunlu kılıyor. Dolayısıyla, Avrupa Parlamentosu’ndan gelen bu yeni soruşturma talebi, TikTok’un AB mevzuatına uyumu konusunda devam eden daha geniş kapsamlı denetimlerin bir parçası olarak değerlendiriliyor.




