Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara’da düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi sonrasında yaptığı açıklamada, Avrupa-Atlantik güvenliğinin kritik bir dönemden geçtiğini belirterek daha güçlü bir İttifak için atılan adımları değerlendirdi. Erdoğan, Avrupalı müttefiklerin daha fazla sorumluluk üstleneceği ve adil bir külfet paylaşımının esas alınacağı bir dönemin başladığını vurguladı.
Türkiye’nin Savunma Kapasitesi ve İttifak’a Katkıları
Türkiye’nin 1952’den bu yana NATO’nun en büyük ikinci kara ordusuna sahip olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin millî güvenliğe yönelik tehditleri kaynağında bertaraf etme gücüne sahip olduğunu ifade etti. Türkiye’nin NATO harekât ve misyonlarına en fazla katkı veren ülkeler arasında yer aldığını belirten Erdoğan, F-16’ların ağustos ayından itibaren Estonya’da hava polisliği görevini üstleneceğini, 2028-2029 yıllarında ise İttifak Mukabele Kuvveti’ne komuta edileceğini duyurdu.
Savunma Sanayii ve Terörle Mücadele Vurgusu
Terörün NATO’ya yönelik temel tehditlerden biri olduğuna dikkat çeken Erdoğan, müttefiklerden bu konuda samimi bir dayanışma beklediklerini yineledi. Türkiye’nin kendi savaş uçağı, tankı ve hava savunma sistemlerini üreten ender müttefiklerden biri olduğunu hatırlatan Erdoğan, Çelik Kubbe Projesi ile Türkiye’nin hava savunma kapasitesinde her geçen gün mesafe katettiğini dile getirdi. Zirve kapsamında NATO savunma sektörüyle iş birliğini geliştirecek Ankara Stratejisi’nin kabul edildiği bilgisi paylaşıldı.
Ukrayna’daki savaşın bir kıyım makinesine dönüştüğünü belirten Erdoğan, adil bir barışın mümkün olduğunu ve Türkiye’nin tarafları yeniden bir araya getirmeye hazır olduğunu vurguladı. Gazze ve Lübnan’daki insani duruma da değinen Erdoğan, bölgede yeni bir çatışmaya tahammülün kalmadığını ve barışa fırsat tanınması gerektiğini sözlerine ekledi.